Köşe Yazısı Okuma Sayısı: 4.006

TEKRAR HATIRLATMAK İSTİYORUM

Daha önceki yazılarımda değindim. Tarihi Edirne’mizin güzelliklerini yeterince tanıtamadığımızı defalarca belirtmiştim. Farklı bölge insanlarımızın bulunduğu, adeta toplumun her kesiminin yer aldığı bir tatil yöredinde Edirne’mizi tanıtmada ne kadar yetersiz kaldığımıza..

TEKRAR HATIRLATMAK İSTİYORUM

Daha önceki yazılarımda değindim. Tarihi Edirne’mizin güzelliklerini yeterince tanıtamadığımızı defalarca belirtmiştim.

Farklı bölge insanlarımızın bulunduğu, adeta toplumun her kesiminin yer aldığı bir tatil yöredinde Edirne’mizi tanıtmada ne kadar yetersiz kaldığımıza bir kez daha tanık oldum. Bu bir Edirne’li olarak benim için üzüntü verici bir durum.
Kentin güzelliklerini sıraladığımda çoğu insanımız “Edirne’nin böyle güzelliklere sahip bir il olduğunu bilmiyorduk. Biz sadece bu kenti Selimiye camisi ve ciğeyle tanınan bir kent olduğunu duyduk” demelerini suçunu o insanlarımıza yükleyemeyiz. Edirne gibi bir çağdaş ve tarihi güzellikleriyle dolu olan bir kentin tanıtımını
yeterince yapamıyoruz. Meslek kuruluş temsilcilerimiz, sendikacılarımız yıl süresince yurtiçi ve yurt dışına  yüzlerce seyahat ediyorlar. Bu gezileri sırasında kentimizin tanıtıcı dokümanları yanlarında götürüp oralarda Edirne’li yeterince tanıtmadığı bir gerçek. Meslek kurum temsilcilerimiz yapılan geziler turistik gezilerden öteye gitmiyor.
Bu tür gezilere katılanların arasında kentimizin tanıtım konusunda donanımlı kadroların olması gerekir. Ne yazık ki kentimizin tanıtım ıkonusunda yaya kaldık. Adet deryada yaşayıp bunun farkında olmayan balıktan farkımız yok.

Eğer bu kentin turizmle kalkınacağını iddia ediyorsak onun gereğini yerine getirmeliyiz. Edirne’nin tava ciğeri ile anılması neden kaynaklanıyor? Daha öncelerii bilinmeyen bölgemize ait bu yiyecek neden ülke genelinde Editne ile anılmaya Başlandı? Bunda meslekleri yanında kenti tanıtmayı ilke edinen başta Edirne ciğeri dendiğinde ilk akla gelen isim olan, Ciğerci Bahri olarak tanınan, burada da ismii bilinen kişiler olduğunu unutmayalım.

Öyle bal bal demekle ağız tarlanmıyor.  Edirne’nin turizm alanında kalkınması konusuna ağırlık  etmeliyiz. Bundan en çok yararlanacak olan esnaflarımız da kentimizin tanıtımında gerekli fedakarlığı yapmalı. “armut piş ağzıma düş” mantığında olanlarla  şehir turizm kenti olamayacağını kabul etmeliyiz. Turistleri sayısal çokluğuna bakarak değerelendiremeyiz.Önemil olan gelen turistlerin şehrimiz esnafına ne kadar katkısı oluyor.
Bunun için gelen turistlerin ihtiyacı olan ürünleri sağlamak,onları pazarlamak B konuda da kentimizin tanıtacak ürünlere sahip olduğumuzu söyleyemeyiz.

YETERLİ TURİZM REHBERİMİZ YOK
Edirne’nin tanıtımında en önemli hizmetten birinin turizm rehberliği olduğu defalarca gündeme geldi. Başka bölgelerden gelen rehberleri kenti tanıtımda yaterli olmadığına ben kendim tanık oldum.
Rehberler Edirne güzelliklerini tanıtırken eksik bilgilere sahip oldukları için bazen turist kafilelerine, eksik bazen  de yanlış bilgi veriyor. Edirne merkezine uzak  Sağlık  Müzesi ve karaağaç güzelliklerini tanıtımda şehre çok uzak olduğu
gerekçesiyle ziyaret etme gereğini duymuyorlar. Bu konudaki şikayeti şehrimize gelen bir turistimiz yaptı. Turist rehberi oralarının kent merkezine çok uzakta olduğu için programda olmadığını söylemiş. Bu da gösteriyor ki, turizm konusunda  çok daha yol almamız gerekiyor. Turizm alanında şeker hazır, un hazır fakat helvayı yapacak kimse yok. Gurbet diyarında bu eksikliği görmek bir Edirne’li olarak beni çok üzdü.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL