TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 302.735
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 52.676
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 248
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 32.539
Köşe Yazısı Okuma Sayısı: 317

TOPLUM MÜHENDİSLERİ -1

  Toplum mühendisleri bulunduğu etraf-ı muhite yön vermek, bilgilendirmek ve örnek olmuştur. Bunların ise meslek grupları ise; Hukukçu Tıbbiyeci İş Adamı Medya Vb Politikacı Şair ve Yazar Asker Bürokrat Öğretmen..

TOPLUM MÜHENDİSLERİ -1

 

Toplum mühendisleri bulunduğu etraf-ı muhite yön vermek, bilgilendirmek ve örnek olmuştur. Bunların ise meslek grupları ise;

  • Hukukçu
  • Tıbbiyeci
  • İş Adamı
  • Medya Vb
  • Politikacı
  • Şair ve Yazar
  • Asker
  • Bürokrat
  • Öğretmen
  • İmam
  • Sanatçı ve zanaatkar.

Bu yazıdan sonra her pazar toplum mühendisleri serimiz olacaktır. Bugün ise İstiklal Marşı yazarımız MEHMET AKİF ERSOY’u anlatacağız.

MEHMET AKİF ERSOY(1873-1936)

Şair. Yazar. Veteriner hekim. Öğretmen. Vaiz. siyasetçi ve Kur’an-ı Kerim  mütercimi. Tüm meslek gruplarının bir parçası olmuştur. Gerçek ismi MEHMED RAGİF’ tir. 20 Aralık 1873 yılının İstanbul’da doğmuştur.  Babası imamlık vazifesinden dolayı doğum yeri ise farklı olarak Çanakkale’nin Bayramiç’in ilçesi olarak kayıtlara geçmiştir. Validesi ise Emine Şerif Hanım’dır. Babası ise Mehmet Tahir Efendi’dir. Ailesi devamlı olarak Akif ismi ile seslenmiştir. Hafızalarımıza ise öyle kazınmıştır. Şiirlerinde dahi kendisinin Arnavut olduğunu belli etmiştir. 6 MART 1913 bizzat bu şiiri yazmıştır.

  • Üç beyinsiz kafanın derdine, üç milyon halk… diye başlayan şiirde.

İlkokul’a Fatih ilçemizde 4 sene 4 ay 4 günlük iken başlarken daha sonraki zaman da Arapça öğrenmeye başlamıştır. Ve farsça derslerini öğrenmeye başladı. Dil derslerine aşırı alaka bulan şairimiz Türkçe, Arapça, Farsça ve Fransızca da hep ön sırada olmuştur. Takvimler 1885 yılını gösterince MÜLKİYE İDARESİ’NE kayıt oldu. 1888 de büyük felaket ile karşılaştı. Babası vefat etti. Evleri yandı. Yetim kalmıştı. Ve babasının talebelerin desteği üzere bu arsa da yeni ev yapıldı. Meslek sahibi olma yolunda ilerleyen şairimiz, ZİRAAT VE BAYTAR MEKTEBİ’ne başladı. Ve veteriner olmuştur. Hazır cevaplama huyu da mevcuttur. 1893 yılında birincilikle muvaffakiyet ile bitirdi. Ve bu yıllardan sonra Fransız diline merak sardı. 6 ay dâhilinde de hafız oldu. Ve en önemlisi de Hazine-i Fünun dergisinde gazelleri paylaşarak kendisini kanıtlamıştı. Ayrı zamanda ise memur hayatına başladı. Memuriyet dönemi ise 20 yıl olmuştur. Bakanlıkta ise çeşitli görevler almıştır. Teftişler için Rumeli, Anadolu, Arnavutluk ve Arabistan’da teftişlerde bulundu. Bunun sebebinden dolayı halk ile yakın hale gelmiştir. İsmet hanım ile evlendi. 4 çocuğu vardır. Ama şairimizin en önemli bilgisini paylaşırsak edebiyata olan düşkün olmasıdır. Servet-i Fünun’da şiirleri yayımlanmıştır.

 

AKİF, Teşkilât-ı Mahsusa da

       Balkan savaşı’ndan sonra ise görevlerinden ayrılarak bu kuruma İslam birliği kurma amacı ile berlin’e 1914 yılında gitmiştir.

       Almanların esaretinde olan Müslüman olup da karşı cephede savaşan insanları ziyaret etmiştir. Yazdığı beyannameler ise uçaklardan atılarak halka dağıtılmıştır. Yani; akif bu dönem de ise toplum mühendisi görevini başarı ile sürdürmüştür. 1916 yıllarının başlarında Arabistan’a gönderilerek İngilizler ile mücadele etmek için karşı propaganda yapmıştır. Seyahatlerini ise çeşitli şiirlerinde yazmıştır.

 

İSTİKLAL MARŞI YAZILMASINDA;

Milli eğitim bakanı Hamdullah Suphi bey’in isteği üzerine ulusal marş yazması için görüşüp ikna etmiştir. Ama bu eser için 500 liralık banknot ödülü olacak idi. Ama demiştik; toplum mühendisi ya parayı duyunca kabul etmedi. Ve şiirler tek tek gönderilmiştir. Hiç biri beğenilmedi. Ve tekrar rica da bulunduğu üzere kabul etti. Şiirini yazmıştı. 17 şubat 1921 yılında Sırat-ı Müstakim ve Hâkimiyet-i Milliye‘de yayınlanarak büyük yankı da bulunmuştur. Bundan sonra 12 mart 1921 cumartesi günü saat 17.45’i saatler gösterirken ulusal marş kabul edilerek alınan ödül ise 500 lirayı; Hilal-i Ahmer bünyesinde, kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Dar’ül Mesai vakfına bağışladı. Şair kahraman ordumuza diyerek;

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül… ne bu şiddet bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl,
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl. …….

                                                                                    MEHMET AKİF ERSOY’un Özellikleri

  • Ümmetçi şairdir.
  • İstiklal Marşı’nın şairidir.
  • İstiklal Marşı’nı Safahat’a almamış, kahraman Türk ordusuna armağan etmiştir. …
  • Türk şiirine gerçek realizmi getirmiştir.
  • Şiirlerinde toplum yaşantısını tüm yönleriyle anlatmıştır.

Eserleri:

  1. Safahat
  2. Süleymaniye Kürsüsünde
  3. Hakkın Sesleri
  4. Fatih Kürsüsünde
  5. Hatıralar
  6. Asım
  7. Gölgeler
  8. Kur’an-I Kerim Meali

 

YORUMLAR (1)

  1. galip arduç diyorki:

    “Sofuluk satıyorsun, elinde boy boy tesbih,
    çevrende dalkavuklar, tapınır gibi, lâ-teşbih,
    sarık cübbe ve şalvar, hepsi istismar, riya
    şekil yönünden sanki, Ömer’in devri, güya,
    herkes namaz oruçta, hepsi sözünü dinler,
    Zikir Kur’an sesinden, yerler ve gökler inler,
    ha bu din, iman, takva, inan ki hepsi yalan,
    sen onları kendine, taptırırsın vesselam,
    derdin davan sadece, hep nefsi saltanatın,
    şimdilik putu sensin, tapılan menfaatin,
    hey kukla kafalı adam, dinle sözümü tut,
    bunların dilinde hak, ama kalbi dolu put

    Mehmed Âkif

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL