TÜRK YUNAN İLİŞKİLERİNDE UZLAŞI POLİTİKASI    

Saide YAPICI syapici@kesanpostasi.com Batı Trakya Türklerinin 1923 Lozan Antlaşması”ndan günümüze uzanan birikmiş ve ertelenmiş sorunları Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan”ın 65 yıl sonra Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopoulos”u ziyareti ile iki ülke arasındaki meselelerin tekrar gündeminde yer almasına sebep oldu.  Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Yunan hükümeti tarafından tanınan Batı Trakya Türklerinin haklarının Lozan Andlaşması”nda ulusal...

Yazar: Saide YAPICI - Yazının Tarihi: 21 Aralık 2017 - Okunma Sayısı:2276 defa okundu.

received_10209545865896087

Saide YAPICI

syapici@kesanpostasi.com

Batı Trakya Türklerinin 1923 Lozan Antlaşması”ndan günümüze uzanan birikmiş ve ertelenmiş sorunları Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan”ın 65 yıl sonra Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopoulos”u ziyareti ile iki ülke arasındaki meselelerin tekrar gündeminde yer almasına sebep oldu.
 Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Yunan hükümeti tarafından tanınan Batı Trakya Türklerinin haklarının Lozan Andlaşması”nda ulusal ve uluslararası hukuk düzeyinde oluşturulan maddelerinin savunucusu ve hatırlatıcısı olmuştur.Batı Trakya Müslüman Türklerinin elde etmiş olduğu haklarlardan din ve inanç özgürlüğüne değinerek,Türkiye”nin Ortadoğu “da olduğu gibi Balkanlar’da da Müslüman Türk soydaşlarımıza yapmış olduğu ziyaretlerle onların yalnız olmadıklarının mesajını vermiştir.
Tarih boyunca iki ülke arasındaki uzlaşı; gerek ekonomik,gerek siyasi,gerek etnik,gerekse Türkiye “nin stratejik konumundan dolayı elde edilemeyen bu ikili görüşmeler öncesi ve sonrasında neler yaşandı.Araştırmacı nitelikte değerlendirirsek,dünya barışının oluşumunda gayretlerini sarfeden Türkiye;maddi ve manevi çaba göstermesiyle uluslararası diplomasinin önemli bir yerini kazanmıştır.Birleşmiş Milletlerin verdiği sözler uygulanmasa da Türkiye Cumhuriyeti Kurulu büyük bir tevazu ile insanlığa edilen hizmetin ve barışın önemine yer vermiştir.
Yaklaşık 550 yıl Osmanlı Kültür ve medeniyeti içerisinde yaşam sürmüş olan Yunanlılar tarihsel süreci incelediğimizde bu kültür ve medeniyetin içerisinde yer almıştır.Balkan coğrafyasındaki ülkeler Türklerin hoşgörü anlayışını ve kutsal değerlerini hedef haline getirmiş çeşitli polikalar ile hristiyanlaştırma girişimlerinde bulunmuşlardır.Yunanistan”da yıkılan camiler,inşa edilen kiliseler,eğitim ve din kuruluşlarının ele geçirilmesi en köklü delillerdir.Sayın Cumhurbaşkanımız Türkiye’de yaşamlarını idame ettiren Rumlar’a sunmuş olduğu hak ve güvenceleri,Ortodoks Hristiyanlarının kurumsal ve sosyal bağlamda edindikleri hakları ifade etmekle Türkiye “deki hukukun işleyişini alnı açık bir şekilde ifade etmiştir.
Yunan hükümetinin yıllardır Yunan Anayasası dışına çıkarak Yunan vatandaşları ile eşit haklara sahip olan azınlığın haklarını ihlal etmesiyle ulusal ülke kimliğini koruyacağı bir yönetim şekli izlememiştir.
Tarihte acıların,göçün,özlemin çağrışımını bizlere anımsatan Batı Trakya,yaşadığımız şu günlerde Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile yeniden Türk “ün ,Atamızın “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” sözünü şereflendirmiştir.Selanik”te doğup vatanımızı vatan toprağı eden Sevgili Atamız(Ruhu Şad olsun),nice veciz sözleri ile bizlere Türklük bilincini aşılamıştır.Bugün iki cenahtan bakacak olur isek İslam İşbirliği Teşkilatı Başkanı Sayın Cumhurbaşkanımız hem dünyadaki Müslümanların hem de milli kimliğimiz onurumuz olan Türklük bilincini tarih sayfalarında tekrar onore etmektedir.Tekrar diyorum çünkü tarihe “Avrupa”nın Hasta Adamı “olarak adlandırılan yönetim sistemini yakın tarihe kadar işitmekteydik.
Türk ve Müslüman kimliği birbirinden ayrılamayacak iki önemli unsurdur.Etnik kimlik ve ırkçılıktan dolayı baskı ve şiddete maruz kalan toplumlar uluslararası hukuka aykırıdır.Aykırılıkların ve faşizmin günümüzde hak olarak vasıflandırılması dünya siyaset politikasının savunma mekanizması haline gelmiştir.
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarihsel süreç içerisinde yaşanan ikili ilişkilerdeki Kıbrıs,Ege,Batı Trakya meselelerini dünya basının önüne tüm gerçekçiliği ile sundu.Ve Hz.Mevlana”nın “Dün dünde kaldı cancağzım bugün yeni şeyler söylemek gerek”sözlerinin öğretisini vurgularcasına yaşanan tüm olumsuzlukları geride bırakıp yeni bir uzlaşı yoluna gidilmesi önerisini getirdi.
Tabi bütün bu yeni şeylerin söyleminde,Atina’daki minaresiz cami de vardı…Allah(c.c) vatanımızı ve Müslümanların yaşadığı hiçbir coğrafyayı ezansız bırakmasın..Amin

Bir Yorum Yazın

Arşiv

Reklam Alanı