Köşe Yazısı

TÜRKİYE’NİN DEAŞ MÜCADELESİ DESTEKLENMELİ

TÜRKİYE’NİN DEAŞ MÜCADELESİ DESTEKLENMELİ

Ortadoğu ateşi derinden derinden yanmaya/yakmaya devam ediyor. İsrail-Hamas savaşının daha ilk günlerinde yazdığım şu özeti müsaadenizle yeniden zikretmek istiyorum: “Bu savaş çok kısa sürede Suriye ve bilhassa Irak’a da sıçrayacak çünkü liderler-örgütler-sınırlar başlıklarının revize vakti geldi. Bu değişimin en önemli kısmı Kasım Süleymani ile başlatılan Şii-Şii çekişmesinin devamından yana olacak. Süleymani çizgisindeki “Şii Milliyetçiler” giderek güçleniyor ve İran bu durumdan çok rahatsız. Bu rahatsızlık Süleymani’ye yakın Şii oluşumların tasfiyesini getirecek…”

Ki öyle de oldu! Kasım Süleymani’nin ölüm yıldönümünde yapılan bombalı saldırılar… ABD’nin Suriye ve Irak’taki “bazı” Haşdi Şabi noktalarını hedef alması… Üst düzeydeki Haşdi Şabi komutanlarına yönelik nokta saldırılar…

Ne zaman biter peki bu durum? Güçlenen ve İran’ın kontrolünden çıkarak kendi başına hareket eden isimlerin yerine yenileri getirilene kadar devam edecek…

Burada önemli bir noktaya dikkat çekmem gerekiyor. ABD, Irak’taki Haşdi Şabi noktalarını vurduktan sonra “vurmadan önce Bağdat’a bilgi verdik” dedi. Ki ben böyle bir bilginin verildiğine inanmamakla birlikte bu açıklamanın altında yeni bir kaos senaryosu arıyorum. İlerleyen süreçte silahlı Şii oluşumlarının Bağdat yönetimine yönelik toplu-bireysel(suikast) saldırıları olur mu diye düşünmeden de edemiyorum…

ABD Ortadoğu’da DEAŞ ile yürüttüğü mücadeleyi çok ayrı bir yere bırakıyor. Ve bu mücadelesine dair hassasiyetini her zaman dile getiriyor.
Son süreçte Türkiye’de art arda gelişen:
Kiliseye yönelik silahlı saldırıda bir kişinin hayatını kaybetmesi, Ramazan hoca olarak bilinen kişinin bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybetmesi, aklımda sayısız soru işareti bırakan Kahramanmaraş Ekinözü Kaymakamı Mesut Coşkun’un kaldığı lojmanda kafasına aldığı kurşun sonucu hayatını kaybetmesi, adliye saldırısı…
Tüm bunlar bir tesadüf mü? Bence değil! Son olur mu? Sanmıyorum! Çünkü son süreçte yeniden güçlenmeye çalışan DEAŞ ve ilişkili olduğu terör örgütleri bölge ülkelerine “bitmedik buradayız” mesajı vermek istiyor!
DEAŞ bitmedik mesajlarını vermeye devam etse de, Türkiye yurt içinde ve yurt dışında gerçekleştirdiği nokta operasyonlar ile terörle mücadelede kararlı olduğunu son süreçte ciddi anlamda gösteriyor. Türkiye’de iyice sıkışan DEAŞ son çırpınışları eşliğinde sağa sola saldırmaya çalışıyor.

Bunca kaos arasında DEAŞ ile mücadeleye yeni bir pencere açmak istiyorum ABD ve Türkiye üzerinden:
ABD “yürütmekte kararlıyım” dediği DEAŞ mücadelesinde bölgeden, güçlü bir devlet yapısına sahip, terörle mücadelede tecrübeli ve kararlı, DEAŞ’A karşı duran Türkiye’den mutlaka ve mutlaka destek almalı…
VE HATTA DEAŞ İLE MÜCADELEYİ TÜRKİYE’NİN KONTROLÜNE BIRAKMALI ARTIK ABD…

Zira ABD’nin bölgedeki Kürtlere emanet ettiği DEAŞ ile mücadelesinin her geçen gün daha da kötüye gitmesi bu konudaki başarısızlığını gözler önüne seriyor.
Evet, ABD ve Türkiye tüm ilişkilerini revize etmeli artık. Madem ki her başlıkta “Yeni Dünya Düzeni” konuşuluyor o halde ABD ile başta diplomatik ve askeri iş birliklerimiz olmak üzere tüm iletişim/etkileşim başlıklarımız “samimiyetle” revize edilmeli. Ve ABD tüm samimiyetini ortaya koymalı Türkiye’ye karşı, çünkü her geçen gün bir dünya gücü olma yolunda ilerleyen Türkiye’ye ve Türkiye’nin Ortadoğu’daki denge etkisine acilen ihtiyaç var…

Türkiye’nin de, ABD ile birlikte Ortadoğu’da da pek başlıkta sil baştana gitmesi gerekiyor. Dengelerin, etkilerin, hassasiyetlerin, anlayışların, sınırların, isimlerin hızla değişimi ihtimalleri karşısında mevcut diplomatik bakış açılarımızın ihtiyaçlar-beklentiler-menfaatler-yeni ittifaklar-sosyolojik okumalar doğrultusunda güncellenmesi gerekir elbette…

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL