Yaşamın Kıyısından Bir Portre ve Öykü…

       Ergun OSKAY eoskay@kesanpostasi.com   Bisikletli gezgin. 1961 Ankara doğumlu. Emekli. Evli. Bir kız çocuk babası. İlk bisikletim ile tanışmam 9 yaşımda babamın karne hediyesi olarak aldığı Pinokyo bisiklet ile olmuştur. Bu zamandan sonra bisiklet den hiç kopmadım. İleriki yıllarda polo üç vites ile bisiklete bindim. 48 senedir bisiklet kullanıyorum. Profesyonel olarak 14...

Yazar: Ergun OSKAY - Yazının Tarihi: 12 Nisan 2018 - Okunma Sayısı:1132 defa okundu.

10414468_10202833985345593_1065987481394610982_n

       Ergun OSKAY
eoskay@kesanpostasi.com

 

Bisikletli gezgin. 1961 Ankara doğumlu. Emekli. Evli. Bir kız çocuk babası.

İlk bisikletim ile tanışmam 9 yaşımda babamın karne hediyesi olarak aldığı Pinokyo bisiklet ile olmuştur. Bu zamandan sonra bisiklet den hiç kopmadım. İleriki yıllarda polo üç vites ile bisiklete bindim. 48 senedir bisiklet kullanıyorum. Profesyonel olarak 14 yaşımdan beri bu zamana kadar bisiklet kullanıcısıyım.

İlk turum, Bakırköy tren istasyonunundan atladığım yük vagonunda Alpullu ya kadar geldim. Henüz 12 yaşımdaydım. Orada bir gece Alpullu şeker fabrikasında misafir edildim. Ertesi gün de Çorlu üzerinden iki günde evime ulaştım. Çorlu da da bir yol şantiyesinde misafir edildim. Tahta bir baraka da ve o zamanın yerden biraz yüksekçe katlanır yatakta uyudum.

Sonraki yıllar, bisiklet sevdam biraz daha ağır bastı. Bisiklete bindikçe, istanbul dışına günü birlik yakın yerlere turlar yaptıkça, yörelerin kültür ve insanların dostça yaklaşımlarını gördükçe bu işi daha da profesyonelce yapmaya başladım
.
İlk önce eğitimimi tamamlamalıydım. Eğitimi mi sürdürürken diğer yandan da sömestrelerde ve ara tatiller de bisiklete atlayıp yeni yerler keşfetmeye başladım. Arkadaş ve dostlarımın sayısı gittikçe artıyordu.

O seneler de teknoloji fazla yoktu. Siyah Beyaz TV vardı. Fotoğraflar siyah beyaz makina ile çekiliyordu. Renkli bulamazdık…Haberleşmek için de ev telefonu. Şimdiki gibi İnternet, bilgisayar, tablet, navigasyon cihazları, renkli fotoğraf makinaları ,cep telefonu yoktu.. Turlarımda o zamanlar Sultanaahmet den edindiğim Türkiye haritası işimi görüyordu. Yazları ve tatillerde sultanahmet e gider yabancılarla ingilizce konuşmaya başlar , yabancı dilimi geliştirirdim.

İşte, böyle bir günde o zamanlar bisikleti ile Fransa dan gelen karı koca iki genç gezgin ile karşılaştım. Onlarla tanıştım. Derdimi anlatabildiğim kadar yabancı dilimle onlara rehberlik yaptım kaldıkları bir hafta sürece. Bana güven, istek, heyecen ve cesaret verdiler. Onlar anlattıkça ben ağzım açık dinliyor ve bir gün ben de bu işi yapacağım diyordum ve yıllar sonra vatani görevimi, sorumluluğumu tamamladıktan sonra 22 yaşımda ben de bu iki çift gibi hayellerimi gerçekleştirdim. Biraz zor oldu o yllar ama mutluydum.

Evlilik hayatına atıldığım, iş sahibi olduğum zamandan sonra sorumluluk sahibi oldum. Hem ailem hem de sosyal yaşantımda önemli görevler ve sorumluluklar üstlendim. Bu arada bana karşı arkadaşlarımın, dostlarımın, insanların bakış açıları değişmişti. Anlaşılır bir kişi olduğumun düşüncesine vardılar karşımdaki kişiler. Bu benim içim yaşantımda çok önemliydi. Hem sorumluluk sahibi olmak hem de güvenilir, anlaşılır olmak beni çok mutlu etmişti.

İleriki yıllarda da bisiklet binmeye devam ettim. Hiç bırakmadım. ben de bir sevda , bir tutku olmuştu. Öyle ki, ailem , eşim , dostum beni kıskanıyorlardı bisikletim yüzünden. Ama bu gelip geçici bir duygu değildi benim için daha sonraları da bu duygularımı , bisikletimle gezerek, dolaşarak pekiştirdim…

Şimdiki günümüzde de bisiklete binmeye devam ediyorum. Kimi zaman alıp başımı turlara gidiyorum, güzel etkinlikler oldu mu katılıyorum. Festivaller oldukça onlara iştirak ediyorum. Çoktandır görmediğim arkadaş ve dostlarımı görme bahanesi ile bu gibi etkinlikler çok güzel oluyor.

Bana en çok sorulan sorular, tur süresince nerede kalıyorsunuz? Ne yiyip içiyorsunuz? Yalnız dolaşmaktan korkmuyormusunuz? Tur kıyafetleriniz hem kış hem de yaz nasıl? Turlara başlangıç olarak ne tavsiye ediyorsunuz? Vs. bunun gibi daha birçok hatta akla gelmeyecek sorularla karşılaştığım oldu.

İlk önce Eğitim diyorum. Sonra aile bağlarınız. Sizin üstlendiğiniz bireysel sorumluluklar. Bunlar çok önemli. Sonra, atlayın bisiklete çıkın dışarı. Yollar sizi bekliyor. Tabelalar, levhalar sizi hayal ettiğiniz yerlere götürecektir.
İstemek, arzu etmek önemli. Hayal kurun. Cesaret ve güven kazanın kendinize. Gerisi gelecektir. Önemli olan adım atmak değil mi ? Adımınızı atın ve yapacağınız işi gerçekleştirin. Zaten şu anda üçte birini gerçekleştirmiş oluyorsunuz bu yazılanları okudukça.

Turlarımda çadırım, matım ve uyku tulumum yanımdan eksik olmaz. Gittiğim yerlerde hostotellerde, camilerde, kiliselerde, Devletin elektrik veya su işleri, yol yapım şantiyeleri vs gibi yerlerde, okullar da, üniversitelerde, limanlarda , istasyonlarda, karayollarında, itfaiye yerlerinde , parklarda, mezarlıklarda konakladığım ve yattığım çok olmuştur.

Yeme, içme olayını pratik ten çözerim. Yanımda taşıyabileceğim hafif iki kap, plastik çatal, kaşık,bıçak takımım vardır. Gaz ocağımı taşırım. Yemek yapmak için. Genelde konserve, ekmek arası ve bol bol karbonhidratlı makarna vazgeçilmezlerimdir.

Gezgin bir kişi, turcu tabir ettiğimiz kişiler yollarda da kendisine bakabilmeli. Traşını yerine göre olmalı. Yıkanmalı, temizlenmeli,kıyafetlerini en az üç günde bir değiştirmeli haftada en az iki gün banyo yapabilmeli diye düşünüyorum. Ama benim bazen bunlardan, yollarda bir hafta hatta haftalarca mahrum kalmış olduğum günlerde olmuştur.

İklim durumuna göre de giyinirim. Yazın teri emen, çabuk kuruyan hafif giysiler, kışın da rüzgardan, soğuktan , kardan ve yağmurdan koruyan giysiler tercihimdir. fazla eşya ile tura çıkmayı sevmem. Pratik olmayı severim. Çünkü, uzun turlara çıkan biri olarak yıllardır anladım ki teferruata gerek yok. Hele ki şimdiki günümüzde. Gidilen yerlerde, ülke veya şehirlerde her türlü imkanı bulabiliyorsunuz.

Son zamanlarda zaten hem yurt içi hem de yurt dış turlarımda yük taşımıyorum.. Biraz pahalı oluyor ama gideceğim yer ve rotam belli olduğu için Kargo, Kurye firmaları ile işimi görüyorum. Zamanında ulaşımını sağlayan firmaları tercih ediyorum. Eşyalarımı gideceğim yere göre , zaman durumuna göre birlikte ayarlıyoruz çalışanlarla ve zamanında da teslim alıyorum. Beş senedir bu yolla hemen hemen geziyorum ve hiç zorluklarla karşılaşmadım.

Anılarını, hikayelerini anlat diyorlar. Hangisini anlatayım ki. Bitmez. Her turcunun, gezginin bir hayali vardır. Yaşadıkları, hissettikleri vardır. Ama iyi ama kötü. İşte bunlar benim için ben de kalsın diyorum eşe , dosta.. Bazen de ilginç anılarımı anlattığım da oluyor ama…

Dostlar, arkadaşlar anlatabileceklerim şimdilik bu kadar. Hepsi bu. Diğerleri , yaşadıklarım ben de kalsın.

Selam ve sevgilerimle

Bir Yorum Yazın

Arşiv

Reklam Alanı