YEREL SEÇİMLERİN AYAK SESLERİ

         Adnan KARAKAYA   akarakaya@kesanpostasi.com   Son günlerde en çok yerel seçimler konuşuluyor. 2019 mart ayında yapılacak olan yerel seçimlerin ayak izleri iyice kendini hissettirmeye başladı. Haziran ayında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin üzerinden henüz 4 ay bile geçmemişken yeni seçim bu zor ekonomik şartlar altında bile konuşulmaya devam ediyor. Uzunköprü’de belediye başkanlığını kim kazanır?...

Yazar: Adnan KARAKAYA - Yazının Tarihi: 4 Ekim 2018 - Okunma Sayısı:392 defa okundu.

         Adnan KARAKAYA 

 akarakaya@kesanpostasi.com

 

Son günlerde en çok yerel seçimler konuşuluyor. 2019 mart ayında yapılacak olan yerel seçimlerin ayak izleri iyice kendini hissettirmeye başladı. Haziran ayında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin üzerinden henüz 4 ay bile geçmemişken yeni seçim bu zor ekonomik şartlar altında bile konuşulmaya devam ediyor.
Uzunköprü’de belediye başkanlığını kim kazanır? Hangi adayla kazanılır? lotosunu siyaset ile uğraşanlar sürekli oynuyorlar. Şimdi bizde bir loto kuponu oynayalım. Bakalım yazının sonunda kaç tutturacağız.
Ak parti biz adayımızı genel merkez ataması ile yapacağız diyerek kesip attı. Uzunköprü’de AK parti ile MHP ortak bir aday çıkarır mı? henüz konuşulmuş değil. Ancak ilçe siyasetinde MHP ilçe başkanlığı yapmış Levent Simen’in adı başkanlık için geçiyor. Genç, atak ve başarılı bir iş adamı olan Levent Simen bu görevi kabul eder mi? İstiyor mu? Henüz net değil. Başka kimler konuşuluyor derseniz mevcut ilçe başkanı Çağatay Yılmaz. Çevre ve şehircilik okulu okumuş bir kardeşimiz. Seçildiğinde başarılı olacağına inanıyorum. Eski belediye başkanımız Ercan Çobanoğlu’nun ve işadamı Dündar Ravalı’nında ismi dillerden düşmüyor. Birde adı belli olmayan güçlü bir isimden söz ediliyor. Ama netlik yok. Zannedersem bu şahıs Uzunköprü’lü ama dışarda yaşıyor.
İYİ partinin ise henüz bir aday ismi yok. Bazı insanlar doğmamış çocuğa don biçip bazı isimleri öne atmaya çalışıyorlar. Bazıları da o şahıs, bu şahıs olursa şaşırmayın diye uyarılarda bulunuyor.
Genç parti örneği apaçık önümüzde. Bunu canlı yaşayan birisiyim. Genel seçimlerde oy veren seçmen yerel seçimde aynı oyu vermiyor. Parti oyu başka, belediye oyu başka diyor. Onun için ben İYİ partinin tabanının bir ittifaka gireceğine inananlardanım. Birde aldığımız duyumlara göre İYİ parti Ak partinin adayı açıklanmadan adayını açıklamayacak. CHP adayı da İYİ parti için çok önemli.
İşbilen’in aday gösterilmemesi halinde İYİ partinin şansının yüksek olacağı söyleniyor. Kısacası İYİ’ler beklemede…

Gelelim CHP’ye.
CHP’liler 3 adayın ismi üzerinde duruyor. Mevcut belediye başkanı Av. Enis İşbilen, eski ilçe başkanı İnanç Sülüş ve ilçe başkanı Özlem Becan. CHP’den aday olmayı düşünenler 1 Ekim ve 19 Ekim tarihleri arasında aday adaylığı başvurusunda bulunabilecek. Bize kalan bu kısa süre zarfı içinde seçim lotosunu bir önümüze koyalım. Özlem Becan kurultayı toplamak ve seçim yapmak isteyen İnce taraftarlarının yanında durmayıp, Kılıçdaroğlu ekibinin yanında durarak elini güçlendirdiği söyleniyor. Mevcut belediye başkanı İşbilen’in ise yaptıkları ortada. Halk tarafından beğeni kazanmaya devam ediyor. İçme suyumuzun 4 ay sonra tüm evlerde satın alınan sudan daha güzel ve lezzetli aktığını görünce eksi olan fikirlerin ne kadar çabuk değişeceğini hepimiz göreceğiz. Adaylığına atama ile kesin gözle bakılıyor. İnanç Sülüş kardeşimiz bana göre adaylığını gelecek 5 yıl sonrasına erteledi.
CHP’de ise en çok konuşulan konu ön seçim mi? atama mı? bana göre atama yapılması gerekiyor.
Şimdi size 1994 yılında yaşadığım olayı anlatacağım.
Ahmet İnceoğlu ağabeyimiz belediye başkanı. Doğruyol partisinden ilçe başkanı dahil 5 kişi bende adayım diyerek önseçim istedi. Bende belediye meclis üyesiydim. Ahmet abi bana “Adnan biz seçimi şimdi kaybettik. Ben partim içinde tartışılan aday oldum. Halk bize oy vermez” dedi. Ahmet abi birde isterse 15 aday olsun ben hepsinin toplamından daha fazla oy alırım dedi ve aldı. Aday oldu fakat seçimi kaybetti. Aynı seçimde CHP kadın aday Fikret Balaban’ı, SHP Dr. Yaşar Gürsoy’u, DSP’de öğretmen Ömer Kuldaşlı’yı aday gösterdi. Fikret abla o gün benim için en kuvvetli adaydı. Fikirleriyle olsun, duruşuyla olsun tam kafamdaki aday profilini çizdi. Seçimi ise DSP’den Ömer Kuldaşlı kazanmıştı. CHP adayı Fikret abla yanılmıyorsam 700’e yakın oy almıştı. Seçim sonrası CHP ilçe başkanı eski vekilimiz Rasim Çakır ile yaptığımız görüşmede kadınların bile oy vermediği kanatına vardık. Yukarıdada anlattığım gibi yerel seçimlerle genel seçimleri bir saymayın. Yerelde Uzunköprü halkı adayın profiline iyi bakıyor. Genelde pek ilgilenmiyor adayla. Veriyor partisine oyunu bakıyor sonucuna. Uzunköprü’de seçimin sonucunu CHP’nin çıkaracağı adaya bağlı olduğunun altını koyu ve siyah kalemle çiziyorum. Aklı başında CHP’lilerin aday belirlemesi olsun, kamuoyu yoklaması olsun iyi düşünmesi gerekiyor. Yoksa oyları İYİ partiye kaptırırlar.
AK parti’de ise aday ismi çok önemli değil. Genel seçimde oyunu veren seçmen genel seçimde de oyunu veriyor. AK parti büyük bir konsensüs yaratırsa bütün hesaplar karışır. Nasıl yapılır, kimle yapılır bu işi bilenler var. Lotoyu oynadık bakalım kaç tutturacağız.

Tebessüm yüzünüzde, sevgi yüreğinizde, sevdikleriniz hep yanınızda olsun. Her ne işiniz varsa olumlu şekilde sonuçlanması dileğimle…..
GÜNÜN SÖZÜ :
Bazen diyorum ki; ‘ne olacak söyle gitsin’ Sonra diyorum; ‘Söyleyince ne olacak, sus bitsin. (MEVLANA)

Bir Yorum Yazın

Arşiv

Reklam Alanı