ZOR YILLARDAN  GEÇİYORUZ..

         Adnan KARAKAYA   akarakaya@kesanpostasi.com     Ak Parti iktidara geldikten çok kısa zaman sonra faizler düştü. Yeni iş kurucaklar, işini büyütecekler için inanılmaz büyük fırsatlardı bunlar. Ancak etrafıma baktığımda büyük fırsat diye tanımladığım düşük faizi kullanan olmadı. Üreticinin malını almak için fabrikalarımızın bu kredileri kullandığını biliyorum. Son yıllarda bu desteklemelerden faydalanıp düşük...

Yazar: Adnan KARAKAYA - Yazının Tarihi: 9 Ağustos 2018 - Okunma Sayısı:797 defa okundu.

         Adnan KARAKAYA 

 akarakaya@kesanpostasi.com

 

 

Ak Parti iktidara geldikten çok kısa zaman sonra faizler düştü. Yeni iş kurucaklar, işini büyütecekler için inanılmaz büyük fırsatlardı bunlar. Ancak etrafıma baktığımda büyük fırsat diye tanımladığım düşük faizi kullanan olmadı.
Üreticinin malını almak için fabrikalarımızın bu kredileri kullandığını biliyorum. Son yıllarda bu desteklemelerden faydalanıp düşük faizli kredi alan ve bunu başka bankaya yüksek faizde yatıranlarıda duyuyoruz. Küçük işletmelerde ise insanlar “tamam faizle para alıp yeni bir iş imkanı bize sunuldu. Ne iş yapalım?” diye birbirlerine sundular.
Bu düşük kredilerden inşaat sektörü ve araba satıcıları iyi paralar kazandı. İnsanlar ev kirası öder gibi kendi evini veya aracını alıp para ödediler. Bunlar tabiki güzel şeyler. Burada asıl sorgulayacağımız konu
NE İŞ YAPABİLİRİZ.
Ticaret yapmak isteyen şahıslar ne işe para yatıracaklarını bilemediği için düşük kredi alıp yeni bir işe giremediler. Yani konu istihdam. Devir çalışarak batma devri.
Geçmiş yıllarda 100 tl. paraya 130 tl. faiz öder, para kazanırdık. 100 tl. alıp %10 gibi faizi alıp ne iş yapacağımızı bulamadık. Eskiden faizler yüksek ama ülkemizde iş istihdamı yüksekti. Ne iş yapsan para kazanırdın. İnsanlar bugünkü gibi mutsuz değil. Yüzler gülüyordu. Şimdi sizinle iddia ediyorum çarşıda yüzü gülün bir esnaf, müşteri, üretici, genç, öğrenci, çocuk bulamazsınız.
Neyse bu düşük kredili yılları geride bıraktık. Geçmişe çok gitmeyelim. 2017 yılı sonunda 48 ay taksitle 30 bin tl. tüketici kredisi alan bir kişi ayda 800 tl. ödüyordu. Toplamda borç faizi ile birlikte 38.400 tl. ödüyordu. Yani yılda 2.100 tl. 4 yılda 8.400 tl. faiz ödüyordu. Bugün aynı vade aynı parayı alan bir kişi ayda 1.070 tl. ödeme yaparak toplamda 51.360 tl. ödüyor. 4 yılda 21.360 tl. faiz ödeyecek.
2017 yılında 30 bin tl. kredi alan 4 yılda 8.400 tl. faiz, 2018 yılında 30 bin tl. kredi alan ise 21.360 tl. faiz ödemesi yapacak. Bir yıl için kredi alan tüketici 12.960 tl. daha fazla faiz ödeyecek.
Şimdi size soruyorum.
Bankalar önüne gelene kredi kartı dağıttı. İsteyen herkese kredi verdi. Vatandaşlarımız büyük bir kısmı bu kredileri ödeyemediler. Bankalar şimdi kredi kartı verirken de, tüketici kredisi verirken de ince eleyip sık dokuyorlar. Yani kısacası şartları tutmayan hiç kimse kredi alamıyor. 2017 yılında yukarıda örneğini verdiğim 30 bin liraya yılda 2.100 tl. faizi ödeyemeyen vatandaş, 2018 yılında ayda 5.340 tl. faizi nasıl ödeyecek?
İster inanın, ister inanmayın. Son seçimlerde başkanlık sistemine geçtik. Her gece yatmadan önce ettiğim dualarda yeni sistemin başarılı olmasını, dövizlerin ve faizlerin düşmesini Allahtan istiyorum. Başkanımızın başarılı olmasını diliyorum. Başkan hangi partiden olursa olsun. Bizi bu zor günlerden kurtaracak projeler üretsinler başarılı olsunlar diye dualarımı eksik etmiyorum. Bazı arkadaşlarımda bana “peki bugün iktidarda olanlar bunu neden 16 yıldan beri bunu düzeltmediler” diye bana soracaklar. Yazımı Mevlana’nın bu güzel sözü ile bitirmek istiyorum “Her şey vaktini bekler. Ne gül vaktinden önce açar, ne de güneş vaktinden önce doğar. Bekle, senin olan sana gelecektir”
Temennim bizim olanın bize gelmesi için vaktin bu vakit olmasıdır.
NOT : BEN BU YAZIMI 1 Ağustos 2018 günü hesaplarına göre yaptım.

Tebessüm yüzünüzde, sevgi yüreğinizde, sevdikleriniz hep yanınızda olsun. Her ne işiniz varsa olumlu şekilde sonuçlanması dileğimle…..

REKLAM

Bir Yorum Yazın

Arşiv

Reklam Alanı